Milli Eğitim Bakanlığı da 14 Kasım’da eğitim başlayacak diyor… Şimdi onlar, kalem, defter ister, çanta ister… Tam da okumayı sökecekken çadırda yemek, ısınmak, hayatta kalmak derdine düştüler. Ama olsun; okumayı da sökmek isterler, yarım kalan ödevlerini tamamlamak da… Çünkü hayat devam ediyor!
Van’daki depremin ardından şimdi suçlular aranıyor… Çünkü deprem öldürmüyor, çarpık yapılaşma, çürük binalar öldürüyor! Onlar araya dursun, ya biz İstanbullular! Büyük korkularla söylemeye bile dilimizin varmadığı İstanbul depremini hayal bile edemiyoruz. 1999 da, İstanbul’un kıyısına dokunan depremin Avcılar’ı nasıl yıktığını hatırlıyoruz! Ama bir yandan da, olası bir depremde çadır kurulacak, toplanılacak alanlara dikilen dev binaların yükselişine engel olamıyoruz! İstanbul’un dört bir yanında proje inşaatlar yapılıyor. Hepsi üstümüze üstümüze geliyor. Bu arada, depremle ilgili ne varsa masaya yatırılıyor… Dış yardım alınsın mı, alınmasın mı? Binalarda denetim “özelde mi, devlette mi olmalı?” Kızılay yetti mi, yetişti mi? Kredi başvurularında dairenin depreme dayanıklılığına bakılıyor mu? Yoksa önüne gelen kredi alıyor, aldığı kredide boğuluyor mu? Binalar rehabilite edilecek mi? Yoksa depremde başımıza yıkılsın diye beklenecek mi?
Gözümüzün gördüğü, aklımızın yettiği odur ki; rant peşinde koşanlar bir karış boş alanı bile değerlendirerek bina yapmaya devam ediyor. Çaresizlik içinde İstanbullular olarak “Allah bizi depremden korusun!” duasından başka elimizden bir şey gelmiyor. Elçiye zeval olmaz; Vanlı çocuklar eğitime 14 Kasım’da başlayacaksa okul çantalarını hazırlamaya başlamak lazım!
Okul çantalarının hazırlanmasıyla ilgili bir kampanya varsa o bilgiyi de geçsen süper olur. Madem farkındalık yarattın bir de ön ayak ol lütfen:)
YanıtlaSil