1 Aralık 2011 Perşembe

Eyvah! Evde “ergen” var…

İlköğretim 6. Sınıf Fen kitaplarında işlenen ilk konularından biri ergenlik!  Eee güzel!
Üstüne, Fen öğretmeni  de diyor ki: “Çocuklar siz ergensiniz artık! “

Eyvahlar olsun! Bizim evdeki ergen adayı da, “Ben ergenim!” diyerek, yapması gerektiğini düşündüğü her şeyi yapmaya çalışıyor:
-Bağırmak, çağırmak, istediği konuda ısrarcı olmak
-Kapı çarpmak, kapalı kapılar ardında oturmak
-Ayna karşısında kendini seyretmek, makyaj yapmak
-Bağıra bağıra şarkı söylemek ya da müzik dinlemek
-Karşı gelmek, bir dakika sonra hiçbir şey olmamış gibi davranmak
-Dersleri askıya asmak!
-Ders çalışmayı “ineklik” olarak tanımlamak
-…………………………………………………………………

Ama ortada başka bir belirti yok! Henüz ergen filan değil. Her şeyin piresi var ya, bu da “Pre-Ergenlik Sendromu”  PES yani!
Çocukluktan ergenliğe geçiş dönemi olarak tanımlanan bu dönemde; fiziksel, cinsel ve psikolojik yönden değişimler ve gelişimler gözleniyor, okey.  Bizim ergen adayının ilk belirtileri davranışsal!

Ben, ergenlikle ilgili ciddi haberler peşinde koşarken evde ergenlik rüzgarlarının esmesine hazırlıklı değilmişim meğer… Çocuk Endokrinolojisi Uzmanı Prof. Dr. Atilla Büyükgebiz hocamla, erken ergenlik, ergenlikte boy ve kilo artışı, ergenlikte büyüme hormonu eksikliği gibi tedavi gerektiren haberlerle ebeveynlerin dikkatini çekmeye çalışırken, bizim evdeki ergen adayı da kaprisleriyle benim dikkatimi çekmeye çalışıyor. Atilla hocayla bana özel pre-ergenlik konuşmam gerekiyor anlaşılan. Bilgileri mutlaka paylaşacağım. Eminim ergenliğe girmek üzere çocuğu olan herkesin ihtiyacı olacak!

Elçiye zeval olmaz; sözüm Fen öğretmenlerimize:
“Lütfen bizim çocuklara ‘ergensiniz, belirtiler bunlar, bunları yapabilirsiniz’ demeyiiiin!”

Melek Elitok Tuncay

1 yorum: