27 Mayıs 2011 Cuma

KiMSe bilemez!

Evet, yaşamayan hiç bilemez… Sessiz, derinden bir hastalık MS! Hatta ilk ziyaretlerinde hiç farkettirmeyebiliyor kendini… Göz bulanık görüyor, yorgunluktandır deniyor… Eller uyuşuyor, denge bozuluyor, aman şimdi geçer diye düşünülüyor…  Gerçekten de geçiyor. Tekrar ettiğinde ise, yani atak geldiğinde, bir süre göz hekiminde veya kulak burun boğaz ya da dahiliye uzmanında oyalanılıyor. Şanslıysanız ve nöroloji uzmanına yönlendiriliyorsanız, MS bulguları çok daha detaylı inceleniyor ve MR, Beyin Omurilik Sıvısı incelemesi ile kesin teşhis konuyor.

“Uzak olsun diyelim ama bilelim” diyerek MS Haftası için Antakya’da düzenlenen Nöroloji Okulu’nda öğrendiklerimi paylaşmak istiyorum:
MS’in nedeni bilinmiyor, yaşam boyu sürüyor ve kesin tedavisi henüz yok ama mevcut tedavilerle kontrol altında tutulabiliyor. Genellikle 20-40 yaş arasında, gençleri, özellikle kadınları, aktif, dinamik, sosyal insanları seçiyor. Neden kadınlarda iki kat daha fazla olduğu da muamma! Bu konunun uzmanı Prof. Dr. Aksel Siva, bir beyanatında “Bağışıklık sisteminin zayıflığı ile değil bağışıklık sisteminin şaşkınlığı sonucu ortaya çıkıyor. Bu nedenle bağışıklık sistemini güçlendirmeye çalışmak doğru değil” diyor.

MS, merkezi sinir sisteminin yani beyin ve omurilik hastalığı olarak tanımlanıyor. Sinirleri çevreleyen miyelin hastalanıyor ve sinir iletimi bozuluyor hatta zaman içinde sinirlerde kopmalar oluyor. Bu hasarın henüz nasıl ve neden başladığı bilinmiyor. Vücudun savunma mekanizmasının kendi dokusuna saldırdığı bir reaksiyon sonucu olduğu düşünülüyor. Ek olarak, virüslerin veya viral enfeksiyonların da rolü olduğu tahmin ediliyor. Teşhis konmuş kişilerde bile nasıl seyredeceği  maalesef bilinmezliğini koruyor.
Bu hastalık ataklarla ortaya çıkıyor; yani birden bire göz görmüyor, el, kol veya bacak tutmuyor… Kimilerine yıllarca uğramıyor, kimilerinde hızlı seyrediyor; ataklar daha sık gelmeye başlıyor, hatta özür bırakabiliyor. MS belirtileri, genellikle geçici oluyor. Uzmanlar, “Her MS’linin hastalığı kendine özgü” diyor. Ataklar, kortizon tedavisiyle iyileştirilebiliyor. Ataklar önlemek, hastalık gelişimi ve özürlülüğü durdurmak mevcut tedavilerle mümkün. Mevcut enjeksiyon tedavileri ile 20 yıla ulaşan güvenilirlik verileri bulunuyor, ayrıca bu tedavileri kullanan anne adayları çocuk sahibi olabiliyor.

Uzmanlar, tedaviye erken başlamanın ve sürekliliğinin önemine dikkat çekerken, yeni geliştirilen enjeksiyonlar, hız, derinlik ve zaman gibi konfor ayarlarıyla hastanın kendi kendine uygulamasına imkan veriyor tedavinin doktor tarafından takibini kolaylaştırıyor. 
MS için, yeni oral tedaviler, kök hücre tedavileri konuşuluyor. Hekimler de, hastalar da heyecanla bekliyor. Kök hücre için “daha var!” deniyor, oral tedaviler için ise, “İkinci basamak olarak düşünülebilir ama yan etkilerini göz önünde bulundurarak temkinli olmak gerekiyor” uyarısı yapılıyor.

MS Haftası’nda “elele” çalışıyoruz. Yarın ve Pazar Haliç’te Dragon Festivali’ndeyiz. MS Derneği'nin de desteğiyle MS’e karşı kürek çekiyoruz…


Melek Elitok

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder